İçeriğe geç
Pazar Yazıları Yeni yazı: Her hafta pazar günü
Sayı 026

Doğu ile Batı Arasında Türkiye

Pazar Yazıları 9 Ağustos 2026 · 3 dk okuma

BİLGİ KİRLİLİĞİNE KARŞI
YORUMLA DEĞİL,
GERÇEKLER VE BELGELERLE

Son zamanlarda sosyal medyada hızla yayılan ve doğruluğu yeterince araştırılmadan paylaşılan mesajlar üzerine apolitik yalnızca doğrulanabilir bilgiler, uluslararası kaynaklar ve ülkemizin milli menfaatleri çerçevesinde küçük bir değerlendirme

Böyle önemli konularda benim ölçüm herzaman siyasi taraftarlık olarak değil, devlet aklı, milli menfaat, uluslararası hukuk ve doğrulanabilir bilgidir.

Öncelikle Mekke’de imzalanan Türkiye Suudi Arabistan Pakistan savunma anlaşmasını şimdiden

“Türkiye’ye için kurulmuş sinsi bir tuzak”

diye nitelendirmek doğru değil

Antlaşmanın açıklanan temel prensibi,
üç ülkeden birine yapılacak silahlı saldırının diğerlerine de yapılmış kabul edilmesi ve ortak caydırıcılığın güçlendirilmesi.

Reuters ve AP gibi uluslararası kaynaklarıda zaten bu anlaşmayı bu çerçevede görüyorlar

Ancak asker müdahalenin hangi şartlarda ve hangi mekanizmayla gerçekleşeceğine ilişkin bütün ayrıntılar henüz kamuoyuna açık değil

Bunun ne ve nasıl olacağını bilmiyoruz

Dolayısıyla bugün kesin hükümler vermek yerine uygulamayı görmek ve beklemek gerek

Not: Bunları kendi kanaatim olarak değil, konuyu araştırdıktan sonra yazıyorum.

Merak edilirse Reuters, Associated Press, Suudi Arabistan’ın resmi haber ajansı SPA ve dünyanın saygın savunma yayınlarından Jane’s’in ilgili belgelere bakılabilir açık kaynaklarda mevcut

Benim için önemli olan bir görüşü savunmak yerine doğru bilgiye ulaşmak ve devlet meselelerini mümkün olduğunca belge üzerinden değerlendirmek

Konuya Türkiye açısından bakarsak

Suudi Arabistan’ın ekonomik gücü, Pakistan’ın büyük askeri kapasitesi ve nükleer caydırıcılığı ile Türkiye’nin NATO tecrübesi çok güçlü ordusu ve gelişen savunma sanayisinin önemi stratejik bir birliktelik oluşturuyor gibi geliyor bana.

Bunu Türkiye’nin NATO’ya alternatifi olarak değilde doğru yönetilirse tamamlayıcı bir bölgesel güvenlik mekanizması olarak görmek lazım.

Benim tek çekincem ise burda

Türkiye, başka ülkelerin kendi ihtilaflarına otomatik olarak sürüklenmemesi Türkiye kararlarını her şartta kendi milli menfaatleri doğrultusunda vermelisi doğru olan bu

İkinci videodaki SİHA meselesinde ise bazı bilgiler düzeltilmesigereklr

Suudi Arabistan’a TB2 ve TB3 satıldığı şeklindeki ifade tam olarak doğrulanmış değil.

Resmiolarak doğrulanan ise Baykar antlaşması

2023’te Suudi Savunma Bakanlığı ile imzalanan sözleşme ike AKINCI’ların Suudi Hava ve Deniz Kuvvetleri envanterine girmesi ve daha sonra üretimin bazı bölümlerinin Suudi Arabistan’da yerlileştirilmesi kararlaştırılmıştır

Öte yandan Türk menşeli Karayel İHA’larının geçmişte Yemen sahasında Suudi tarafınca kullanıldığına ilişkin ciddi açık kaynak kanıtlarda var isteyen bakabilir inceleyebilir

Jane’s 2019’da Yemen’de düşürülen bir Karayel’i ayrıntılı biçimde raporlamıştı hatırlayın

Dolayısıyla Türk yapımı hiçbirsistem Yemen’de kullanılmadı demekde aslında doğru olmaz.

İşin ahlaki tarafına gelince

Dünyanın hemen bütün büyük savunma sanayii ülkeleri sürekli silah ihraç ediyor.

Bir devletin sattığı silahın uluslararası hukuka aykırı biçimde sivillere karşı kullanılması elbette ayrıca sorgulanmalıdır. Bunda hemfikiriz

Fakat silahı üreten ülkeyi, silahı kullanan devletin her askeri ve siyasi kararından otomatik olarak sorumlu tutmakda uluslararası ilişkileri fazla basitleştirmek olur.

Burada esas alınacak ölçü kime satıldığı, hangi şartlarla satıldığı, nasıl kullanıldığı ve uluslararası insancıl hukukun ihlal edilip edilmediği noktasıdır.

Ben 71 yıllık hayatımda şunu öğrendim

Devletler arasında ebedidostluklar veya ebedi düşmanlıklar değil uzun vadeli milli menfaatler vardır.

Türkiye’nin yapması gerekende hiçbir ülkenin peşine takılmadan Batı’yla, NATO’yla, İslam dünyasıyla ve bölge ülkeleriyle ilişkilerini kendi çıkarları ve dünya barışı doğrultusunda dengeli bir şekilde yürütmektir.

Her atılsn imzayı zafer ilan etmek veyaher anlaşmanın arkasında bir tuzak aramak doğru olmaz

Devlet aklı heyecanla değil bilgi derin tecrübe ihtiyat ve uzun vadeli çıkar hesabıyla hareket etmeyi gerektirir.

Son söz

Benim yıllardır savunduğum bir düşünce var

Türkiye, Doğu’nun en Batı, Batı’nın en Doğu ülkesidir.

Güney için ne Kuzey’den, Kuzey için de ne Güney’den vazgeçeriz.

Biz Avrupa Birliği ülkelerine değil, ilkelerine talibiz.

Mustafa BERK
9 Ağustos 2026