Tarihin En Ağır Hesabı

TARİHİN EN AĞIR HESABI
SEÇİLMİŞLİK ŞIMARIKLIK DEĞİL, SORUMLULUKTUR
Sevgili dostlar, 18 Nisan yazımda bu metni çıkarmıştım çünkü konuya ayrı bir pencere açmak istedim
Paylaştığım bu yazıyı okumadan önce şunu bilmenizi istiyorum
Bu satırlar ne nefret üzerine kurulu, nede bir halkı toptan mahkûm etmek için yazdım
Bu satırlar tarihsel gerçeklerr üzerine kuruldu tarihsel gerçekler bazen acı olur.
Bazen yakıcı olur.
Ama gerçek, sevilsin ya da sevilmesin, gerçektir.
Asla değişmez
Şimdi tarihin en ağır sayfalarından birine birlikte bakalım.
HZ. MUSA’DAN BU GÜNE
UZUN BİR HESAPLAŞMA
Tarih M.Ö. 13. yüzyıla gidiyor.
Hz. Musa, İsrailoğullarını Firavun’un zulmünden kurtarır, Mısır’ın en güçlü imparatorluğuna karşı sadece bir asasıyla, sadece imanıyla durduru. Kızıl Deniz yarılır ve Firavun’un ordusu sular altında kalır
Bu mucize neyin işareti idi?
Ve Hz. Musa kavimine
“Siz seçilmiş bir kavimsiniz.” dedi
Ama bu seçilmişlik bir ayrıcalık denek değildi.
Bu seçilmişlik bir sorumluluktu.
İnsanlığa örnek olmaktı, adaleti ayakta tutmaktı, zulme karşı durmaktı
Aradan yüzyıllar geçti.
Hz. İbrahim’in soyundan gelen bu kadim kavime insanlığın son peygamberi Hz. Muhammed Mustafa geldi. Ve onlara da çağrıda bulundu.
“Gelin, birlikte yürüyelim.İslama katılın Hakikat birdir. Adalet birdir.” dedi
Medine’deki Yahudi kabileleri ne cevap verdii?
“Sana gönül penceremiz kapalıdır.ey Muhammed”
Bu ret tarihin en trajik cevaplarından biridir. Çünkü o pencereyi kapatan ellerin, ilerleyen yüzyıllarda ne kadar büyük bedeller ödeyeceğini o günlerde kimse bilemezdi.
“Seçilmiş kavim” kavramı Yahudi geleneğinin temel taşlarından biridir.
Ama şunu sormak lazım
Seçilmişlik ne anlama gelir?
Tarih boyunca bazı Yahudi din adamları ve filozoflar bu soruya dürüstçe yanıt verdi.
Seçilmişlik üstünlük değildir dediler.
Seçilmişlik SORUMLULUKTUR dediker
Talmud’da şöyle yazar
“Bir tek insanı kurtaran, sanki tüm dünyayı kurtarmıştır.”
Ve devamında
“Bir tek insanı yok eden, sanki tüm dünyayı yok etmiştir.”
oysa
Şimdi Gazze’ye bakın.
45.000’den fazla Filistinli hayatını kaybetti. Bunların büyük çoğunluğu sivil. Büyük çoğunluğu kadın ve çocuk bebek.
Uluslararası Adalet Divanı soykırım davası açtı. BM raportörü soykırım olduğunu belgeledi.
Talmud’un o cümlesi bugün ne anlam taşıyor?
Şimdi tarihin en acı ironisine gelelim.
1933-1945 yılları arasında Nazi Almanyası, Yahudi halkına insanlık tarihininin en büyük vahşetini yaşattı. Altı milyon insan gaz odalarında, toplama kamplarında katledildi. Bu soykırım insanlığın en derin yarasıdır. Bu acı hiçbir gerekçeyle asla küçümsenemez.
Ama şunu da söylemek zorundayız
Mazlum olmak, zalim olmayı hak ettirmez.
Acı çekmiş olmak, başkasına acı çektirme anlamına gelmez
Toplama kamplarında yaşanan dehşeti atlatan neslin torunları, bugün Gazze’de aynı yöntemlerin bin beterini uyguluyor.
Açlığı silah olarak kullanılıyor. Suları kesiyori. İlaç ları engelliyor hastaneleri bombalıyor Bölgeyiyerle bir ediyor
Tarih bu ironiyi nasıl yazacak?
Zulümden kaçan bir halkın devleti, başka bir halkı zulmediyor diye mi yazacak?
Maalesef bu sorunun cevabı çoktan verildi.
Uluslararası Adalet Divanı verdi.
Hz. Musa’nın Firavun’a karşı durduğunu hatırlayın.
Firavun en güçlüydü. Ordusu vardı. Surları vardı. Hâzineleri vardı.
Ama kalbi taşlaşmıştı.
Ve o taşlaşmış kalp, tarihin çöp tenekesine düştü.Yok oldu
Bugün kim Firavun rolünde?
İsrail
Kim çocukları katlediyor?İsrail
Kim açlığı silah olarak kullanıyor?İsrail
Kim “dünyanın en ahlaki ordusu” diyerek Lübnan’a 10 dakikada 160 bomba atıyor?İsrail
Kim uluslararası hukuku hiçe sayıyor?İsrail
Kim BM kararlarını çöpe atıyor?İsrail
Kim gerçeği söyleyen raportörlerin evine el koyuyor?İsrail ve ABD
Bu soruların cevabını vicdanı olan herkes biliyor.
SON SÖZ
TARİH HESAP SORAR VE SORACAKTA
Sevgili dostlar,
Tarih hiçbir zaman susmadı.
Firavun’un ordusu Kızıl Deniz’de battı. Roma gladyatörler izlerken çöktü. Naziler Nürnberg’de yargılandı. Apartheid Güney Afrika’sı çöktü. Sovyet imparatorluğu dağıldı.
Hiçbir zulüm sonsuza kadar yaşamadı.
Ve bu da yaşamayacak.Asla şunu unutmayın İsrail Tarih önünde yargılanacak ve yok olacak tabii ekürisi ABD’de de.
Gazze’de öldürülen her çocuk tarihin defterine yazıldı.
Minab’daki 160 kız öğrenci tarihin defterine yazıldı.
Lübnan’da yıkılan her bina tarihin defterine yazıldı.
O defter asla kapanmaz.
O hesap ödenmeden tarih sayfası asla dönmez.
Seçilmişlik sorumluluktur.
Ve o sorumluluktan kaçılamaz.
Ne bu dünyada, ne öbür dünyada.
Şimdi yazımı okurken.
Vicdanınızla baş başa kalın.
Rabbimize havale edin
Mustafa Berk
18 Nisan 2026