İşlem Tamam Mı? 1. Bölüm

Ana Muhalefet Koltuğuna Uzanan Projenin Adım Adım Anatomisi
Bölüm 1
Bir siyasi eleştiri değil, yaklaşık yüz yıllık bir muhasebe
Bu yazıyı kaleme almadan önce uzun süre düşündüm.
Yazmalımıydım yoksa yazmamalımıydım?
Çünkü konu Cumhuriyetimizin kurucu partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi’dir.
Bu partiye hayatını vermiş, samimiyetle emek harcamış, bugün de dostluğunu büyük bir saygıyla sürdürdüğüm çok değerli insanlar tanıyorum.
Aynı şekilde, bugün CHP içinde yeni arayışları savunan veya farklı siyasi oluşumlara yönelen birçok insanında Türkiye için iyi niyet taşıdığına son derece inanıyorum.
Bu nedenle satırlarımı kimseyi kırmak, suçlamak ya da herhangi bir siyasi görüşü yüceltmek amacıyla yazmıyorum.
Ben bir siyasetçi değilim.
Ne bir partinin mensubuyum ne de herhangi bir siyasi hesabın içindeyim.
Yetmiş bir yıllık hayatım boyunca ticaret yaptım, dünyanın birçok ülkesini gördüm, farklı toplumları tanımaya çalıştım.
Bugün ise denizlerde dolaşan amatör bir denizci olarak, ülkesini seven sıradan bir vatandaş gözüyle olayları anlamaya gayret ediyorum.
Belki de bu yüzden olaylara biraz daha uzaktan bakabiliyorum.
Çünkü bazen denizin ortasından kıyıya bakınca, kıyıdakilerin göremediği ayrıntılar daha net seçilebiliyır
Son günlerde ana muhalefet cephesinde yaşanan gelişmeleri izlerken aklımda tek bir soru oluştu
İŞLEM TAMAM MI?
Bu soru yalnızca bugün yaşanan tartışmalarla ilgili değil elbette
Asıl soru şu
Yaklaşık yüz yıldır aynı siyasi gelenek içinde tekrar eden kırılmalar, ayrılıklar ve yeni parti arayışları bize ne anlatıyor hiç düşündünüzmü
Acaba bugün yaşananlar gerçekten yeni mi?
Yoksa tarih, farklı isimler ve farklı aktörlerle aynı hikâyeyi yenidenmi yazıyor?
Burada partiye değil, siyasal kültüre bakmak lazım
Siyasette günlük tartışmalar çoğu zaman gerçeği perdeleyebilir.
İsimler değişir
Genel başkanlar değişir
Parti tabelaları değişir
Ama siyasal kültür kolay kolay değişmez.
Bir toplumun siyasi hafızası, seçim sonuçlarından çok daha uzun ömürlüdür.
Bu yüzden bugünü anlayabilmek için sadece bugüne bakmak yeterli değildir
Dünün izlerinide görmek lazım
Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisidir.
Bu tarihi gerçeği inkar etmek mümkün değildir.
Ancak yine aynı açıklıkla ifade etmek gerekir CHP, Türk siyasi tarihinde en fazla bölünme yaşayan siyasi geleneklerden biri olmuştur.
Bu tespit bir eleştiri değildir.
Bu tarih bir vaka tarihi bir gerçektir
Ve her tarihî vaka gibi üzerinde düşünülmesi gereklr
Bugün yaşanan gelişmeleri sadece son birkaç yılın siyasi tartışmaları olarak görmek bana doğru gelmiyır
Çünkü bu hikaye neredeyse Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar uzanıyor.
Henüz Gazi Mustafa Kemal Atatürk hayattayken bile, Cumhuriyet’in nasıl yönetileceği konusunda farklı fikirler ortaya çıkmıştı.
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kurulması
Ardından Serbest Cumhuriyet Fırkası denemesi
Daha sonra çok partili hayata geçiş sürecinde yaşanan Dörtlü Takrir
Celâl Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan’ın CHP’den ayrılarak Demokrat Parti’yi kurmaları
Bütün bunlar bize şunu gösteriyor
Siyasi ayrışmalar yeni değildir.
Ancak asıl dikkat çekici olan, aynı geleneğin ilerleyen yıllarda da benzer kırılmaları yaşamaya devam etmesidir.
Turhan Feyzioğlu
Kemal Satır
Bülent Ecevit
Erdal İnönü
İsmail Cem
Muharrem İnce
Ve bugün yaşanan yeni tartışmalar
İsimler farklıdır
Dönemler farklıdır
Ancak dikkatle bakıldığında tekrar eden bazı ortak bşrçok noktalar görülmektedir.
İşte bu yazımda cevap aramaya çalışacağım soru tamda bu
Neden aynı siyasi gelenek içinde benzer kırılmalar tekrar tekrar yaşanıyor? Neden
Bu yazının amacı
Bu yazıyı okurken tek ricam şudur
Lütfen satırları bir siyasi tartışmanın parçası olarak değilde Türkiye’nin demokrasi yolculuğuna dair samimi bir düşünce denemesi olarak değerlendirirseniz sevinirim
Çünkü güçlü bir demokrasi için yalnızca güçlü bir iktidar değil kendi içinde demokratik işleyebilen farklı fikirleri aynı çatı altında yaşatabilen topluma güven veren güçlü bir muhalefetde gereklidir.
Benim bütün gayem, yaklaşık yüz yıllık bu yolculuğa tarihi penceresinden bakarak şu soruya cevap aramak
İşlem gerçekten tamam mı? Yoksa tarih, bize hala alınması gereken dersler olduğunu mu söylüyor?