İçeriğe geç
Pazar Yazıları Yeni yazı: Her hafta pazar günü
Sayı 006

Eşkıya Dünyaya Hâkim Oldu

Pazar Yazıları 3 Nisan 2026 · 3 dk okuma

27 Mart 2026 daki yazımda sormuştum

Nazi Almanyası Polonya’ya nasıl saldırdıysa, ABD de İran’a öyle saldırdı diye Suç aynıydı. Fark şu idi 1939’da dünya “hayır” dedi oysa 2026’da dünya sustu.

Bu hafta o sessizlik daha da derinleşti.

Trump konuştu. Ne dedi? “İran’ı taş devrine döndürürüm.”

Durun bir dakika Ne oluyor Ne diyor bu

“Taş devrine döndürürüm.”

Bu cümleyi kim kurdu biliyor musunuz? Dünyanın en büyük demokrasinin, insan haklarının evrensel değerlerinözgür dünyanın lideri olduğunu iddia eden ülkenin sözde başkanı Tump

Bu dili daha önce de duyduk. 2001. Bush Pakistan’a aynı tehtidi savurdu: “Taş devrine döndürürüm.” Pakistan titredi ve boyun eğdi dünya ise maalesef seyirci kaldı.

Demek ki bu dil yeni değilmiş, Bu dil Amerika’nın gerçek dili. Demokrasi, insan hakları, çevre, kültür, barış… Bunlar vitrin. Vitrinin arkasında ne var? Gangster dili. Mafya mantığı. Sokak kabadayısının yumruğu.

Bakın ne yapıyorlar.

Venezuela’nın devlet başkanını kaçırıyorlar İran’ın devlet başkanlarına suikast düzenleyip dünyanın gözü önünde öldürüyırlar. Petrolü gasp ediyorlar. Silah satıyorlar. Savaş çıkarıyorlar. Sonra faturayı Suudi Arabistan’a, BAE’ye, Katar’a, Kuveyt’e kesiyorlar.

Düşünün

İran’a saldırdılar. Harcadılar. Yıktılar. Öldürdüler. Savaş bitti mi? Kasım’da ABD seçimi var. Trump o tarihe kadar saldırıları sürdürür. Sonra durur. Sahneye çıkar. Mikrofonu eline alır. “Ben barışı sağladım” der. Kaçıncı barış bu? Saymayı unuttuk. Kendisini yeniden dünya kralı ilan eder. Sonra döner Körfez’e. Suudi Arabistan’ın, BAE’nin, Katar’ın, Kuveyt’in kapısını çalar. “İran’a harcadıklarımın faturası” der. Misli misli tahsil eder.

Bu bir senaryo değil. Bu Amerika’nın iş modeli

Peki ya İsrail?

“İran’da nükleer silah var” diyorlar. Tamam. Peki İsrail’de yokmu? Var. Kimse sormadı. ABD’den yok mu? Var. Kimse hesap sormuyır Ama İran’da olması kabul edilemez. Neden? Çünkü İsrail’in bölge hâkimiyetini tehdit eder. İşte tek neden bu.

Ve o İsrail, Gazze’de yüz binlerce masum çocuğu bombalıyor. ABD ses çıkarmıyor. Tersine silah gönderiyor. Para gönderiyor. Veto kullanıyor.

Minab’daki 160 kız çocuğunu hatırlayın. Tomahawk füzesi. “Made in USA.” O çocuklar neydi bu dünya düzeninde? Bir hedefleme hatasıydı. Bir soruşturma dosyasıydı. Bir dipnottu.

Şimdi soruyorum

Bu dünya kime ait?

Ve daha büyük soru

Neden kimse tepki vermiyor?

Bu tepkisizlik virüs gibi yayıldı. Dünyaya yayıldı. Ülkemize de sıçradı. Belediye kurumlarınca açık soygunlar yapılıyor, kimse ses çıkarmıyor. Bazı seçilmiş kamu görevlileri ahlak dışı edepsizlikleri gün yüzüne çıkıyor, kimse kıpırdamıyor. Sanki toplumsal vicdan uyuşturuldu. Sanki insanlar “bu böyle, değişmez” diye razı geldi.

Ama hayır. Değişmez diye bir şey yoktur.

Nürnberg de “değişmez” denilen bir dünyanın ardından geldi.

Trump Kasım’a kadar savaşır. Durur. Sonra barış kahramanı ilan edilir. Körfez’den faturayı toplar. Döngü tamamlanır. Ve dünya bir sonraki döngüyü bekler.

Taaki birisi “dur” diyene kadar.

Tarihte her zaman biri çıktı ve “dur” dedi.

O birinin kim olacağını şimdi bilmiyoruz. Nerede olduğunuda bilmiyoruz.

Ama şunu biliyoruz

Zulüm ne kadar güçlü olursa olsun, tarihin çöp tenekesi her zaman ondan daha büyük olmuştur.

Mustafa Berk
03.Nisan.2026